Zaman hızla akıp geçiyor, yıllar önce açtığım bu blog yıllardır kullanılmadan bir kenarda duruyor, ve hemen bütün gönderiler yıllardır dokunmamışım içerikli, evet son gönderiden bu yana heme nhemen dört yıl geçmiş, sanırım burayı kullanıma sokma zamanı geldi. Bazı değişikliklerimiz mevcut, dostların kolay erişemediği web sitemin ismini buraya aktardım, artık adımız Rüzgar, rüzgar sözü dağıtmaya devam edecek, paylaşım daha iyi olacak, umarım!!
Sene 2020. Bir karantina akşamında acaba ne film var diye TRT2’yi açıyorum. Çukurova Devlet Senfoni Orkestrasının Orhan Şallıel’in yönetiminde verdiği Osmanlı’dan Viyana’ya temalı konserin kaydını izliyoruz. Şallıel İsmail Dede Efendi’nin Yine Bir Gülnihal eserini Strauss’un Mavi Tuna eseri ile eşleştirmiş ve hikayesini anlatırken ben spoiler vermeye başlıyorum. Hikayeyi Şallıer’den önce anlatıp, bir de detone sesimle hatırladığım kadarıyla söylemeye çalışıyorum ve zihnim beni yanıltmıyor, lisede ders aldığım müzik öğretmenim sayesinde hepsini ezberden okuyorum. Kendisini uzun zamandır aramadığım aklıma geliyor ve hemen telefona sarılıyorum hocamı aramak için. Rehberde etrafındaki bütün numaralarda Whatsapp yeşili varken onunkinde yok, çeviriyorum, böyle bir numara yok, diyor. İkinci bir sabit hat var onu da çeviriyorum. Ona da yanıt veren olmuyor. Aydın Hoca’nın sosyal medyada olmadığını bildiğim halde son bir umut taratıyorum. Maalesef kötü haber bir kenardan karşıma çıkıyor. 26 ...